Twitter'ın Hali Ve Sosyal Ağların Geleceği

Dün okuduğum bir haberde Twitter'ın kurucusu Jack Dorsey'in şirketin önemli departmanlarının müdürlerini işten çıkardığını ve yatırımcıların tatminsizliği hakkında bir haber yazıyordu. Bunun üzerine Twitter'ın hali üzerinden biraz birşeyler konuşalım istiyorum. Ben 5 yıldır kullanıyorum ve bakıyorum şöyle Twitter'ın beni tatmin etme durumuna, ülkemizde Twitter'da sürekli siyaset konuşulması dışında beni rahatsız eden çok şey var aslında.

 

Başta Twitter'ın hala ne olduğu konusunda fikir karmaşası var. Evet, başta 140 karakter sınırı iyi fikirdi ve kısa ve öz şeyler duymak istiyorduk artık.  Bu ihtiyacımızı bir anda bu şekilde karşılanması ve ünlüleri de orada kolayca bulup onlarla konuşmak, hatta onlara laf koymamız çok çekici gelmişti hepimize

Ama zamanla bunun kötü bir rutine ve bir çileye dönüşeceğini kimse tahmin etmedi ve Jack bile hala görmüş değil. Ben açıkcası Twitter'ın özellik olarak bu 140 karakter sınırlamasının siteyi giderek bilgilenme veya sosyalleşme değil kişisel polemik, politik, edebi veya pop kültür yetenek göstermeya yarayan bir mecra olmaya ittiğini düşünüyorum.

İnsanları Takip ediyoruz ama niye? Fotoğraf ve kısa bir mesaj görmek ve paylaşmaksa zaten Instagram var. Kısa bir mesaj paylaşmak için facebook'ta var her ne kadar Twitter'ın hashtag, RT ve takip sistemi kadar etkili olmasa da işe yarıyor. 140 karakteri aşan bir metini, parçalara bölünmüş peş peşe atılmış tweetleri görmeyi hiçbirimiz sevmiyoruz artık. Çünkü bu internetin doğasına aykırı! 

İnternet doğası gereği, sınırsıza yakın kapasiteler demek paylaşmak anlamında ve size biri yıllarca 140 harfle bişey dayatıyorsa bu internetdışılıktır bir noktadan sonra.

Açıkcası 2-3 yıl öncesine kadar webin en parlak fikri özelliği olma durumunu yakalayan Jack maalesef bunu gittikçe elinde tutamıyor.

Peki bu mudur hepsi?

Twitter açıkcası geçen zaman içinde sadece yatırımcıları için değil kullanıcıları içinde beklentilerin çok altında kaldı; video eklentisi, like butonu, alıntılayarak tweet atma vb bi kaç "eski sosyal ağ özelliği"nin getirilmesi de yeterli görülmüyor. Like butonunu koyrken Fav ı kaldırmak niye mesela.  Fav bir tür arşivleme idi beğendiğin şeyi tekrar başka zaman görme anlamında ve bu devrimsel bir şeydi... Ama onu kaldırıp yerien Beğen koydular...

Ben bu süreçte yeni bir kaç devrimsel fikrin ortaya çıkması gerektiğini düşünüyorum. Çünkü Twitter çok yavan duruyor hayatımızda ve bize "timeline" dışında bir şey veremiyor. "Timeline" da da bir şey yok kısır veya zekice kısa özlü iletilerden başka. Oysa biraz Linkedin biraz başka bir şey olmalıydı.

Sosyal ağ veya adına ne derseniz deyin yazı, resim, video, sayfa, etkinlik ve grup dışında bir şey olmak zorunda artık. Çünkü timeline denen şey sıkıyor artık bizi

Bu süreçte asıl mesele aşağı doğru akan bizim dışımızda kontrolsüz "Timeline(akış)" dır; timeline gittikçe büyük bir sorun haline dönüşüyor insanların hayatlarında. Çünkü bizi değil "akış"ı merkeze koyuyor. Ve bizler "akış"a adapte olamıyoruz ya da hayatımızda "akış"tan bir şey yok.

Ben kendi sosyal ağ projemde bunun üzerinde duruyorum açıkcası; facebook, twitter'ın veya instagramın sosyal ağ mantığının kişisel anlamda verimsizliği;  hayatımıza bir şey katamayışı, aksine bizi sadece iletilerle besleyerek bir tür zaman içinde sürükleyen bize zaman öldürten ve bizi bu şekilde bir tür hipnotize ettiği ve bu yüzdende hayatımızdaki sürdülemezliğine dayanarak yeni bir sosyal ağ konsept tasarımı düşünüyorum

Yeni sosyal ağ mantığı eğer "timeline" kırabilirse, dünyada sosyal ağlar değil sadece bütün web ve belkide insalığın gidişatı değişecek. Bunun için ise sağlam bir örnek gerek.

Ben devrimsel bir şey olarak yaza kadar en azından konsept olarak bir şey sunmayı planlıyorum. 

 

 

 

 

Yorumlar